Bir proje düşünün eş seçme projesi ama hiç bir şey istediğiniz gibi gitmiyor. Ne yapardınız yani bir hayatınızı paylaşacağınız kişiyi arıyorsunuz ve belli kriterleriniz var ama sizin tüm zamanınızı alan ve takılmaktan hoşlandığınız kişi bu kriterlerin tam tersi şeklinde olsa ne yapardınız ne düşünürdünüz?

Kitaptaki olaydan bahsetmeden önce biraz spoiler verebilirim belki, haberiniz olsun. Kitabın isminden belli olduğu gibi bir Rosie adlı karakterimiz var bir de bu kıza karş bir şeyler beslediğinden bir haber Don isimli bir akademisyenimiz var. Don kendine eş bulabilmek için bir anket hazırlayan arkadaşımız yani insanlarla görüşmek için ilk önce bir anket doldurmalarını istiyor ardından uygun olduğunu düşündüğü kişi ile yemek yiyor. Ama gelin görün ki 1 adet tam düşündüğü bir kişiyi bulunuyor anketlerle ama işler hiç beklendik şekilde gitmiyor. Ama gelin görün ki anket sonuçları tam tersi olan ve bu anket olayından bir haber olan Rosie aslında Don’un aradığı kişiymiş ve bundan kitabın sonuna kadar neredeyse Don’un bile haberi olmuyor.

Gerçekten bir kişiyi ne için severiz. Yalan söylemiyim bende bilmiyorum ama bir gün anlarsam bu duygu olayını anlatmaya çalışırım dilim döndüğü kadar. Kitap aslında 347 sayfa olsa da ben 2 günde metroda, otobüste gel-git yaparken bitirdim. Tek seferlik çerez diyebileceğimiz, çok düşündürmeyen, olay akışını takip ederseniz tüm örgüyü anlayabileceğiniz bir kitap. Yoğun yaptığınız okumaların arasında az eğlenmek için bu tarz kitaplar okuyabilirsiniz.

Son olarak gerçek sevgiyi yani hayatınızın diğer parçasını bulmak için ankete değil iki kelama ihtiyacınız var.

Nazım Hikmetin dediği gibi;

Sevmek için yürek, sürdürmek için emek gerek. Sevgi ne oğazda, ne mum ışığında yemek yemek. Ne de pahalı bir pırlanta demek. Sevgi; bir lokma da iki mutlu insan demek.

Selvi Boylum Al Yazmalım’dan da bir sahne ekliyim buraya;

Son olarak bu videoyu izlerken şu şarkı ile karşılaştım;

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here