Burak Bayram Mayıs 7, 2017

Bu blog olayına baya ara vermiştim. İş güç derken aklımda yazacak yazı olsada yazamıyordum. Aslında demin yatıcam diye gittim dişlerimi fırçaladım. Sonra gelip laptopumu toplayıp çantama yerleştirip, yatıcaktım ki bilgisayar başına oturunca son defa Youtube’a bakıyım dedim. Karşıma bu çıktı;

Sonra oturdum iki-üç defa bunu dinleyince, yine aklıma üşüştü sorular. Nerden geliyorum? Nereye giddiyorum? Şu iki günlük dünyaya gelme amacım ne ki? Sadece  yiyip, içip, uyumak, işe gitmek vs. mi?  Son zamalarda yaptığım işleri düşündüm. Okul için, iş hayatı için veya kendi kişisel hayatım için koşturup dururken arada kaçırdığım birşeyler yok mu?  Sizce?

Bazen sizde düşünüyorsunuzdur. Mesela ben diyorum ki Microsoft’ta CEO olsam ne olur? Eyvallah, baya havam olur ama orayada alışırım ve sonunda yine nereye gideceğimi biliyorum. CEO olsamda normal çalışan olsamda aynı yerde buluşucaz nihayetinde 🙂 Nereye varmak istediğimi anlamışınızdır sanırsam 🙂

Tabiki yine çok çalışmanız gerekiyor. Buradan çalışmayın, yatın manasını çıkarın demiyorum ama hayatınızıda sadece bu dünya için yaşamayın demek istiyorum aslında. Şu an gözümü kapadığımda üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklandığı günü dün gibi hatırlıyorum yada ilkokul yıllarında sokakdaki arkadaşlarımla evimizin yanındaki arazide yaptığımız maçlarda defansta öyle dikildiğim, kaledeki arkadaşımın kale kurmak için kullandığımız taşların aralığını gizlice daraltmaya çalıştığı günleride hatırlıyorum 🙂 Yani hayat 10, bilemediniz 20 göz kırpışta bitecek gibi duruyor 🙂 Belkide tek göz kırpışınıza bakar.

Mevlana ne demiş; 

  1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
  2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
  3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. 
  4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
  5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
  6. Hoşgörülükte deniz gibi ol.
  7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Aklıma okul ödevleri geliyor, bazen yapmadığım işler geliyor. Böyle bir stres oluyorum sonra kendi kendime “Burak” diyorum. “Stres ettiğin şeylerde ne kadar önemliymiş be.” Karnın tok, hayatın Allah’a şükür bir rayda ilerliyor. Ya şu anda Çadır kentlerde sığınmacı olan bir çocuk ne yapsın? Çadırda öylece bir döşek üzerinde yatmış öylece belki anası veya babası vefat etmiş. Ya da dünyanın başka bir yerinde günlük 4-5 lira için 12-13 saat çalışan birileride var. Yani afedersiniz ama şu anda bu yazıyı okuyorsanız büyük olasılık sizin için stres kaynağı olan çoğu şey dünyanın başka bir yerinde yaşayan bir kişi için mutluluk kaynağı olabilir. Şu anki hayatınızın değerini iyi bilin. Çalışın ve çalıştıklarınızla sadece kendinizi değil insanlarıda yaşatmaya çalışın.

Bu arada böyle hep negatif gittim. Siz bana bakmayın hayatta mutlu olacağınız çok şeyde var. Sabah kaltığınızda annenizi görüp güzelce bir sarılmak, okulda arkadaşlarınızla muhabbet etmek, kahvaltıda menemenize ekmek bandırmak bile farklı bir mutluluk kaynağıdır birde menemenizi paylaşacağınız kişiler varsa en mutlu kişi sizsinizdir.

Şimdilik bu kadar sanırsam gerçekten uykum geldi ve sabah baya erken kalkıp yola düşmeyi planlıyorum. Şimdilik kalın sağlıcakla. Allah’a emanet olun. Sevgi ile kalın, hoşçakalın!