Burak Bayram Mart 5, 2018

Son zamanlarda şu işi yapayım, kariyer için şunu da yapayım dediğim durumlar çok olmaya başladı. Hayat başlı başına bir iş bulma ve işe hazırlık serüvenine dönüşmeye başladı. Bu yazdıklarımı aslında şu videoyu izlemeden önce pek fark etmemiştim.

Düşünüyorum da üniversitenin ilk zamanları ne iş düşünürdüm ne de başka bir şey. Su akar yolunu bulur düşüncesiydim. Ne oldu da suyu yönlendirmeye çalışmaya başlamıştım bilmiyorum. Aslında suyu serbest bıraksam en kolay, en basit yolu bularak ilerleyecektir. Belli çok küçük müdahelelerle bazı değişiklikler yapılabilir ama yeni yol inşa etmek hem beni yorar hem de benlik bir olay olmadığını düşünüyorum. Ben elimden gelenin en iyisini yapıp, kasmadan ilerlesem aslında zaten her şey yolunda olacaktır.

Aslında o bahsettiğim videoda Doğadaki İnsan’dan Serdar Kılıç ile Cüneyt Özdemir kampa gidiyorlar. Bu videoyu izleyince aslında benim sevdiğim olayın saatlerce bilgisayar başında oturmak değilde, böyle doğayla içi içe olmak, gezmek, çadır kurmak, el emeği bir şeyler üretmekdaha çok hoşuma gidiyor olduğunu anladım.

Şimdilerde yaptığım bu işleri nasıl yani tasarımcılık ile bu gerçekte yaptığım işi nasıl bir ortak payda da birleştirebilirim bunu düşünmeye başladım. Tasarım yapmayı seviyor olabilirim ama bir yerden sonra saaatlerce bilgisayar başında durmak sıkıcı olabiliyor. Yaptığınız işi gerçekten sevmelisiniz ki ortaya hem ilginç hem de çok güzel eserler çıkartabilesiniz. Kısacası size tavsiyem sevdiğiniz işi yapın. Çünkü çok para getirecek diye sevmediğiniz bir iş yaparsanız ne hayattan zevk alırsınız ne de yaptığınız işten zevk alırsınız. Ben, hayat süre giderken kendi yolumu aramaya devam edeceğim. Siz de aramaktan vazgeçmeyin. İster 20 yaşında olun ister 50 yaşında.

Sevgi ile kalın, hoşçakalın, Allah’a emanet olun! 🙂